Glikol Oranı Seçimi ve Kapasite Kaybı: Tablolarla Eşanjör Etkisi

Özet: Glikol, donma riskine karşı zorunlu bir çözümdür ama bedelsiz değildir. Su yerine glikol karışımı kullanıldığında ısı kapasitesi düşer, viskozite artar, ısı iletimi azalır; sonuçta aynı ısıl yük için daha fazla debi, daha fazla pompa gücü ve daha büyük eşanjör gerekir. Bu yazıda etilen ve propilen glikol arasındaki farkı, donma koruması ile patlama koruması ayrımını, oran seçim tablolarını ve kapasite kaybının eşanjör boyutuna sayısal etkisini ele alıyoruz.

Neden glikol, hangi tür?

Kapalı devre sistemlerde glikol iki amaçla kullanılır: donmayı önlemek ve — inhibitör paketi sayesinde — korozyonu kontrol altında tutmak. İki ana tür vardır:

ÖlçütEtilen glikol (MEG)Propilen glikol (MPG)
Isı transfer performansıDaha iyiDaha düşük (yüksek viskozite)
ToksisiteZehirli — yutulması tehlikeliDüşük toksisite, gıda teması olan hatlarda tercih edilir
Düşük sıcaklık viskozitesiDaha düşük — pompalanabilir kalırBelirgin yüksek — −20 °C altında sorun olur
Tipik kullanımHVAC, kuru soğutucu, endüstriyel prosesGıda, içecek, ilaç, halka açık alanlar
MaliyetDaha düşükDaha yüksek

Gıda ve içecek tesislerinde, kaçak halinde ürünle temas ihtimali bulunan tüm devrelerde propilen glikol tercih edilir; ayrıntılar için gıda ve içecek sektörü sayfamıza bakabilirsiniz. Endüstriyel soğutma ve iklimlendirme uygulamalarında ise performans avantajı nedeniyle etilen glikol yaygındır.

Uyarı: Otomotiv antifrizi bina ve proses sistemlerinde kullanılmamalıdır. İçindeki silikat ve fosfat bazlı inhibitörler düşük hızlı, uzun ömürlü kapalı devrelerde çökelir ve plaka kanallarını tıkar. Endüstriyel sistemler için HVAC/endüstriyel sınıf, inhibitörlü glikol kullanılmalıdır.

Donma koruması mı, patlama koruması mı?

Bu ayrım çoğu projede atlanır ve gereksiz yere yüksek glikol oranına yol açar.

  • Donma koruması (freeze protection): Karışım hiç donmaz, akışkan kalır. Sistemin soğukta çalışmaya devam etmesi gerekiyorsa bu gerekir.
  • Patlama koruması (burst protection): Karışım kısmen buz kristali oluşturur ama lapa kıvamında kalır; genleşme sınırlı olduğu için boru ve eşanjör patlamaz. Sistem o sırada çalışmaz, ancak donma sonrası ısınınca hasarsız devreye girer.
MEG hacimce oranDonma noktasıPatlama koruması
%20−8 °C≈ −20 °C
%30−15 °C≈ −33 °C
%40−24 °C≈ −48 °C
%50−37 °C≈ −60 °C
MPG hacimce oranDonma noktasıPatlama koruması
%20−7 °C≈ −18 °C
%30−13 °C≈ −29 °C
%40−21 °C≈ −43 °C
%50−33 °C≈ −55 °C

Örnek: Kış tasarım sıcaklığı −12 °C olan bir bölgede, çatıdaki kuru soğutucu kışın çalışmıyorsa %25 MEG (donma −11 °C, patlama koruması ≈ −26 °C) yeterlidir. Aynı devre kışın serbest soğutma için çalışacaksa, akışkanın akıcı kalması gerektiğinden %35–40 seçilir. Bu ayrım, gereksiz kapasite kaybını ve pompa maliyetini önler.

Bir not: eşanjörün tamamen boşaltılamayan bölgeleri (plaka kanalları, kollektör cepleri) buz genleşmesine karşı en hassas yerlerdir. Sezon dışı boşaltma tek başına güvenli sayılmamalıdır.

Fiziksel özellikler: sayılarla ne değişiyor?

Aşağıdaki değerler yaklaşık 20 °C içindir ve karşılaştırma amaçlıdır; tasarımda üreticinin veya güvenilir bir veri kaynağının sıcaklığa bağlı tabloları kullanılmalıdır.

AkışkanYoğunluk (kg/m³)Özgül ısı (kJ/kgK)Hacimsel ısı kap. (kJ/m³K)Isı iletimi (W/mK)Viskozite (mPa·s)
Su9984,184.1720,601,0
MEG %201.0263,924.0220,521,5
MEG %301.0413,773.9250,482,0
MEG %401.0573,603.8050,452,6
MEG %501.0713,433.6740,413,8
MPG %301.0253,873.9670,442,7
MPG %401.0333,733.8530,414,0

Dört özelliğin dördü de aleyhimize çalışır:

  • Hacimsel ısı kapasitesi düşer → aynı ısı için daha fazla debi.
  • Isı iletimi düşer → film katsayısı düşer.
  • Viskozite artar → Reynolds sayısı düşer, türbülans azalır, basınç kaybı artar.
  • Yoğunluk artar → pompa basma yüksekliği aynı olsa da mil gücü artar.

Viskozite etkisi düşük sıcaklıkta katlanarak büyür. 0 °C’de MEG %40 yaklaşık 6 mPa·s iken MPG %40 yaklaşık 12 mPa·s’dir. Soğuk tarafta çalışan devrelerde propilen glikolün cezası, tablodaki 20 °C değerlerinin gösterdiğinden çok daha büyüktür.

Kapasite kaybı: karşılaştırma tablosu

Aşağıdaki tablo, aynı ısıl yük ve aynı sıcaklık farkı için suya göre değişimi gösterir. Değerler tipik plakalı eşanjör ve tipik HVAC sıcaklıkları içindir; büyüklük mertebesi vermek amacıyla verilmiştir.

AkışkanGerekli debiIsı taşınım katsayısıBasınç kaybıPompa mil gücüGerekli eşanjör alanı
Sureferansreferansreferansreferansreferans
MEG %20+%4−%8+%12+%17+%6
MEG %30+%6−%13+%20+%27+%11
MEG %40+%10−%18+%30+%43+%17
MEG %50+%14−%25+%45+%65+%25
MPG %40+%9−%25+%42+%55+%24

Tablodaki tek en çarpıcı sütun pompa gücüdür. %50 MEG kullanan bir devrede pompa, aynı işi yapmak için yaklaşık üçte iki fazla elektrik çeker — ve bu fark sistemin tüm ömrü boyunca her saat ödenir. Bu nedenle glikol oranı “ne olur ne olmaz” mantığıyla değil, gerçek kış tasarım sıcaklığına ve koruma türüne göre seçilmelidir.

Sayısal örnek: 500 kW’lık bir devre

Veriler: 500 kW ısıl yük. Sıcak taraf 40 → 30 °C, soğuk taraf 25 → 35 °C. Sıcak taraf akışkanı önce su, sonra MEG %35 olarak hesaplanıyor.

1) Debi:

  • Su ile: V = 500 ÷ (4.172 × 10) = 0,01199 m³/s = 43,1 m³/h
  • MEG %35 ile (ρ·cp ≈ 3.865 kJ/m³K): V = 500 ÷ (3.865 × 10) = 0,01294 m³/s = 46,6 m³/h (+%8,1)

2) LMTD: Karşı akış, ΔT₁ = 40 − 35 = 5 K, ΔT₂ = 30 − 25 = 5 K → LMTD = 5 K.

3) Alan:

  • Su/su: U ≈ 5.500 W/m²K → A = 500.000 ÷ (5.500 × 5) = 18,2 m²
  • Glikol/su: U ≈ 4.600 W/m²K → A = 500.000 ÷ (4.600 × 5) = 21,7 m² (+%19)

4) Plaka sayısı: 0,30 m² etkin alanlı plakalarla 61 yerine 73 plaka. Kirlilik payı %15 eklendiğinde 70 yerine 84 plaka.

5) Basınç kaybı: Aynı plaka düzeninde su tarafı 28 kPa iken glikol tarafı yaklaşık 36 kPa’ya çıkar. Pompa seçimi bu değere göre yapılmalıdır.

Hesabın genel adımları ve U değeri seçimi için ısı eşanjörü hesabı rehberimize bakabilirsiniz.

Eşanjör seçimine pratik etkileri

  1. Glikol oranını seçim yazılımına mutlaka girin. “Su” olarak hesaplanıp glikolle çalıştırılan bir eşanjör, tasarım kapasitesinin %15–25 altında kalır. Sahada en sık görülen kapasite şikâyetlerinden biri budur.
  2. Düşük Reynolds bölgesine dikkat. Soğuk ve derişik glikolde akış laminere yaklaşabilir; bu bölgede plakalı eşanjörün türbülans avantajı kaybolur. Seçim yazılımının Reynolds uyarısı ciddiye alınmalıdır.
  3. Kısmi yükte durum daha kötüdür. Debi düştüğünde Reynolds da düşer; %30 yükte glikollü devrenin performansı beklenenin belirgin altına inebilir. Değişken debili sistemlerde asgari debi sınırı tanımlanmalıdır.
  4. Conta uyumu. Glikol ve inhibitör paketiyle uyum için EPDM tipik seçimdir. Mineral yağ içeren sistemlerde NBR gerekebilir; ikisi bir arada ise seçim dikkatle yapılmalıdır. Conta malzemesi tablomuz karar için kullanılabilir.
  5. Basınç kaybı bütçesi. Glikollü devrelerde eşanjör basınç kaybını su tasarımına göre daha düşük hedeflemek, pompa gücü artışını dengeler.
  6. Sızıntı tespiti. Glikol kaçağı, iletkenlik ve refraktometre ölçümüyle erken yakalanabilir; belirti ve yöntemler eşanjör sızdırıyor teşhis rehberimizde.

İnhibitör, bozunma ve izleme

Glikolün kendisi kalıcıdır ama inhibitör paketi tükenir. Yüksek sıcaklık, oksijen girişi ve bakır/alüminyum yüzeyler bozunmayı hızlandırır. Bozunma ürünü organik asitlerdir; pH düşer ve sistem korozif hale gelir. Glikollü devrelerde en sık görülen korozyon hasarı, glikol “olduğu için” değil, inhibitörü tükendiği için oluşur.

ÖlçümSıklıkKabul aralığı (tipik)Aksiyon
Glikol oranı (refraktometre)Yılda 1–2Tasarım ±%3Su/glikol ile düzelt, taze suyla seyreltmeyi kaydet
pHYılda 1–28,0 – 9,58,0 altı: inhibitör tükenmiş, tazeleme gerekir
Rezerv alkaliniteYılda 1Üretici sınırıDüşükse inhibitör takviyesi
İletkenlikÇeyrek dönemReferansa göreAni artış: taze su girişi veya iç kaçak
Görsel / bulanıklıkHer bakımdaBerrakBulanık veya koyu: bozunma, numune analizi

İki pratik kural: taze suyla tamamlama yapmayın — oranı düşürür ve donma korumasını bozar; tamamlama daima aynı oranda hazırlanmış karışımla yapılır. Ve farklı markaların glikollerini karıştırmayın — inhibitör paketleri uyumsuz olabilir ve çökelme yapar.

Sistemdeki hava ve tortu yönetimi de glikollü devrelerde daha kritiktir; oksijen girişi bozunmayı hızlandırır. Bu konuda hava ve tortu ayırıcı yazımıza bakabilirsiniz.

Sık yapılan 7 hata

  1. Emniyetli olsun diye %50 glikol koymak. Kış tasarım sıcaklığı −10 °C olan bir yerde %50 karışım, sadece pompa faturasını ve eşanjör maliyetini büyütür.
  2. Patlama koruması yeterliyken donma koruması seçmek. Kışın çalışmayan devrelerde oran belirgin düşürülebilir.
  3. Otomotiv antifrizi kullanmak. Silikat/fosfat çökelmesi plaka kanallarını tıkar.
  4. Seçim yazılımına su girmek. Eşanjör tasarım kapasitesinin altında kalır; şikâyet sahada, sebep ofiste doğar.
  5. Taze suyla tamamlamak. Oran sessizce düşer, ilk sert kışta donma hasarı ortaya çıkar.
  6. pH ve inhibitörü hiç ölçmemek. Glikolün ömrü sonsuz değildir; tükenmiş inhibitör korozyonu hızlandırır.
  7. Kısmi yük davranışını ihmal etmek. Düşük debide Reynolds düşer, kapasite beklenenin altına iner.

Sık sorulan sorular

Glikol kapasiteyi ne kadar düşürür?

Aynı sıcaklık farkında %30 etilen glikol için gerekli eşanjör alanı suya göre yaklaşık %10–12, %50 için %25 civarında artar. Isı taşınım katsayısındaki düşüş sırasıyla %13 ve %25 mertebesindedir. Kesin değer sıcaklığa, plaka geometrisine ve debiye bağlıdır; seçim yazılımıyla doğrulanmalıdır.

Etilen mi propilen glikol mü seçmeliyim?

Kaçak halinde ürün veya insan teması riski varsa propilen glikol seçilir; gıda, içecek ve ilaç tesislerinde standart budur. Bu risk yoksa etilen glikol hem daha iyi ısı transferi hem de daha düşük viskozite sunar, özellikle düşük sıcaklıklarda avantajı belirgindir.

Yüzde kaç glikol kullanmalıyım?

Önce sorunun cevabını verin: sistem kışın çalışacak mı? Çalışacaksa donma noktası, bölgenin kış tasarım sıcaklığının 3–5 K altında olacak şekilde seçilir. Çalışmayacaksa patlama koruması yeterlidir ve oran belirgin düşer. Gereksiz yüksek oran kalıcı pompa maliyeti demektir.

Sisteme su ekleyerek tamamlama yapabilir miyim?

Hayır. Taze su eklemek glikol oranını düşürür ve donma korumasını sessizce bozar. Tamamlama her zaman aynı oranda hazırlanmış karışımla yapılmalı, ardından refraktometre ile oran doğrulanmalıdır.

Glikol ne zaman değiştirilmeli?

Glikolün kendisi değil, inhibitör paketi tükenir. pH 8,0’in altına indiğinde, rezerv alkalinite üreticinin alt sınırına yaklaştığında veya sıvı bulanıklaştığında analiz yaptırılmalı; sonuca göre inhibitör takviyesi veya tam değişim planlanmalıdır.

Otomotiv antifrizi kullanamaz mıyım?

Kullanılmamalıdır. Motor devrelerine göre formüle edilmiş silikat ve fosfat bazlı inhibitörler, düşük akış hızlı ve uzun ömürlü bina/proses devrelerinde çökelir. Çökelti plaka kanallarını tıkar ve temizliği zordur.

Mevcut su sistemime sonradan glikol ekleyebilir miyim?

Eklenebilir, ancak üç kontrol şarttır: eşanjör ve pompa yeni akışkanla yeniden hesaplanmalı, conta uyumu doğrulanmalı ve sistem önce iyice temizlenip yıkanmalıdır. Kirli bir devreye glikol eklemek, kirliliği inhibitör tüketen bir yüke dönüştürür.

Glikol oranını nasıl ölçerim?

En pratik yöntem, o glikol türü için kalibre edilmiş bir refraktometredir. Etilen ve propilen glikol için ayrı ölçekler kullanılır; yanlış ölçekle okuma ciddi hata verir. Hidrometre alternatiftir ancak sıcaklık düzeltmesi gerektirir.

İlgili içerikler

Kaynaklar

  1. Engineering ToolBox — Ethylene Glycol Heat-Transfer Fluid Properties
  2. Engineering ToolBox — Propylene Glycol based Heat-Transfer Fluids
  3. SWEP Refrigerant Handbook — Practical advice
  4. Caleffi Idronics 15 — Separation in hydronic systems

Glikollü devreniz için eşanjör seçimi, mevcut sistemin kapasite kontrolü veya oran optimizasyonu konusunda destek almak isterseniz iletişim sayfamızdan ulaşabilir veya +90 216 620 83 32 numaralı hattımızı arayabilirsiniz.

BU YAZIDA GEÇEN

İlgili ürün ve hizmetler

Yazıda anlatılan çözümlerin ürün ve hizmet sayfaları.